Merhaba güzel insanlar

En son güncellendiği tarih: 22 Ara 2020

Nihayet sizlerle buluşma fırsatı bulabildiğim için çok mutluyum. Bundan sonra her hafta sizlerle buluşmaya, elimden geldiğince sizlerle bir şeyler paylaşmaya çalışacağım.

Ülkemizde auto-cad 90'lı yılların başlarında hayatımıza girmeye başladı. Ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Mesleğimle ilgili hem eski tekniği hem de yeni teknolojiyi aynı anda öğrenip kendimi olabildiğince geliştirme imkanı bulabildim. Teknoloji hayatımıza girmeye başladığı o andan sonra bazı değerler güzelleşirken bazıları ise anlamını yitirmeye ve unutulmaya başlandı tıpkı "Silah icat oldu mertlik bozuldu" atasözünde olduğu gibi. Teknolojiye ve yeniliklere karşı olduğum sanılmasın ama bu değişimler yaşanırken geçmişimizi ve bu günlere nasıl geldiğimizi, bunu kimlere borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız diye düşünüyorum. Bu vesile ile benim bu günlere gelmeme vesile olan tüm üstatlarımın minnetle ellerinden öpüyor, eğer hayatta değiller ise Allah tan rahmet diliyorum.

Meslek hayatıma 80'li yıllarda, şimdi ki yeni nesil arkadaşlarımın çoğunun adını bile bilmediği amonyaklı ozalit makinaları, t- cetvelleri, 30 ve 60 derecelik gönyeler, ipli ger-çiz resim masaları, pergeller, leroy yazı şablonları, letraset yazı takımları, şekil çizme şablonları ve rapido kalemleri ile başladım. O zamanlar aparatlı ve ağırlık tamburlu çizim masaları ancak çok tecrübeli konstrüktör abilerimizde olduğu için bu masalara geçmek bizim gibiler için çok uzak bir hayal olmaktan ileri gidemiyordu.

İlk işim, özel bir inşaat firması'nda amonyaklı ozalit makinalarında ozalit çekip kesip normlara uygun şekilde katlamaktı. Ozalit, şimdi ki auto-cad çıktıları ile eş değerde idi. Resimler ilk önce konstrüktör abilerimizin eskiz kağıtlarına çizdiği kurşun kalem çizimlerin, aydınger dediğimiz şeffaf fakat kalın kağıtlar üzerine rapido kalemler ile mürekkepli çizim ortamına aktarılırdı. Daha sonra bu çizimler imalat aşamasına hazırlanırken bir takım prosedürlerden geçerdi. Bunlardan birisi de bu çizimlerin birer ozalit kopyalarının alınarak orjinal çizimlerin büyük, çekmeceli arşiv dolaplarında saklanması işi idi. Ozaliti alınan resimler özenle ve standardlara uygun bir şekilde katlanarak imalatçıya aktarılmak üzere dosyalanırdı. Zaman içinde bu işlerde oldukça hızlandım ve deneyim kazandım.

Daha sonra firmanın tanıtım katalogları ve broşürlerinin taslak çizimlerini yapmaya başladım. Benim için bu iş merdivenin ikinci basamağı idi o yüzden büyük bir enerji ve heyecan ile işe koyuldum. Tecrübeli abilerimiz gibi gerçek bir konstrüktör olmanın hayali ve azmi ile verilen her görevi hakkı ile yerine getirmeye gayret ediyordum. Katalog çizimleri 0,1 ve 0,2 mm rapido kalemleri ile önce A4 boyutunda aydınger kağıtlara çiziliyordu. Daha sonra reklam işi ile ilgilenen bir arkadaşımız tarafından baskıya hazır hale getiriliyor ve son halini alıp müşterilere sunuluyordu. Günler günleri kovalayıp zaman hızla akıp giderken ben de tecrübelerime her gün bir yenisini ekleyip yoluma devam ediyordum.

Bu haftalık benden bu kadar sevgili dostlarım. Haftaya kaldığım yerden devam edeceğim.

Bu arada her hafta siz değerli auto-cad kullanıcısı olan teknik ressam arkadaşlarım için faydalı olabileceğini tahmin ettiğim küçük ama kullanışlı Auto-Lisp programları hazırlayıp kullanıma sunacağım. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum Sevgiyle kalın.


Yücel ERGEN


59 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Gerçek Profesyonellik

05-01-2021 Günümüz iş dünyasında, artık ciddi anlamda küreselleşmiş kapitalizmin etkisi altında kalmış çoğu iş yerinde işçi ve işveren ilişkilerinin sürekli bir değişim içine girdiğini görüyoruz. Gitt

Teknik Ressam Olmak

28/12/2020 Merhaba sevgili dostlar Geçen hafta yazımda Teknik Ressamlık yolunda ikinci basamağa geçtiğimi yazmıştım. Çalışmalarıma buradan devam ettim. Zaman içinde hesap metotlarını ve en önemlisi he