Teknik Ressam Olmak

28/12/2020

Merhaba sevgili dostlar

Geçen hafta yazımda Teknik Ressamlık yolunda ikinci basamağa geçtiğimi yazmıştım. Çalışmalarıma buradan devam ettim.

Zaman içinde hesap metotlarını ve en önemlisi hesabın temelini oluşturan trigonometriyi öğrendim. Mesafeler, açılar, üçgen hesapları ve bunların hepsinin çizimlerde nasıl kullanılacağı gibi konular çok önemliydi.

Yavaş yavaş inşaat makinalarının belirli kısımlarını çizmeye başladım. Tesislerin saha da ki yerleşim şekilleri ve mantığını tanımaya başladım. O zamanlar elimizde ışıklı ve şarjlı hesap makinaları vardı ve o da sınırlı sayıda olduğu için çok değerli idi. Tüm hesaplamaları onunla yapardık. Zaman içinde ar-ge bölümü oluşturuldu ve beni oraya aldılar. Bu bölümde yeni imalatı planlanan makinaların tüm eskiz çizimlerini yapmaya başladım. Ancak vatani görev için bir süre ara vermek zorunda kalmıştım.

Geri döndüğümde kadro sıkıntısından dolayı aynı yere giriş yapamadığım için başka bir firmada çalışmaya başladım. Burada konstrüktör abilerimizin eskiz kağıtlara çizmiş olduğu projeleri aydıngere geçiriyordum. Bir süre sonra bu işin bütün inceliklerini öğrenmiştim. Burada yapılan iş daha önce ki işimden farklı olarak çizimlerin çelik konstrüksiyon ile ilgili olması idi. Benim bir an önce bu konuyu da öğrenmem gerekiyordu. Böylece hem makina hem çelik konstrüksiyon bilgilerimi birleştirebilecektim. Öyle de yaptım. Bu konuda çalıştığım yerin patronu ve çelik konstrüktörü bir arkadaşın bana verdiği desteği asla unutamam. Çelik projelerinde kullanılan standart tabloları ve çizim yöntemlerini kısa sürede öğrendim. Öğrenmem gerekiyordu çünkü artık çizilmiş eskiz resimleri aydıngere kopya etmek bana bir şey öğretmiyor, yeterli gelmiyordu. Öğrenmeye olan aşırı ilgim sonrasında bu işi de hakkı ile yapmaya başladım. Artık profesyonel olarak çalışmaya başlamış ve tam da hayal ettiğim gibi konstrüktör ressam olmuş, açık denizlere yelken açmaya hazırdım.

80’ li yıllar da altın çağını yaşayan özel sektör, 90’ yılların sonlarına doğru kar marjını arttırmaya yöneldi. O zamanlar da auto-cad ile çizim ve tasarım daha çok tercih edilen bir nitelik kazanmaya başlamıştı. Artık eski çizim masaları tarihe karışıyor, yerlerini bilgisayarlar, yazıcılar almaya başlıyordu. Tabi ki böyle bir durumda ya teknolojiyi takip edip zamana ayak uyduracaktık ya da eski düzen içinde kaybolup gidecektik. Ben teknolojiyi öğrenmeyi seçtim ve öğrendim de. Ancak tam da bu nokta da fark edilemeyen bir gelişme yaşandı. Öncelikle auto-cad kursları yaygınlaşmaya başladı. Bu kursların temelinde teknik resim eğitimi olmadığı için, bu piyasada, teknik resmin ne olduğunu bilmeyen birçok auto-cad kullanıcısı belirmeye başladı. Bu insanlar hiçbir teknik bilgi ve beceriye sahip olmadan bu piyasaya, üstelik olması gerekenin çok altında maaşlar ile girmeye başladılar. Bu durum, çalışan maaşlarından kar etme peşine düşen işverenlerin gözünden kaçmadı ve gerçekten deneyimli, bilgili ve kaliteli olan arkadaşlarımızı ya düşük ücretle çalışmaya zorladılar ya da işlerine son verdiler. Yerlerine, yarı maaş ile çalışmayı kabullenmiş olan ve kendilerini piyasaya teknik ressam olarak tanıtan auto-cad kursiyerleri girmeye başladı.

Bu arada bazı mühendis odaları kurul toplantılarında, bu durumları fırsata çevirmeye yönelik adımlar atıp, teknik ressamları ara eleman pozisyonuna düşürerek kendilerini ön plana çıkarıp binlerce deneyimli kadroyu yok edecek kararlar almaya başlamışlardı. Sonuç olarak hiçbir deneyimleri olmayan kursiyer arkadaşlar, kaliteyi oldukça aşağıya çekmeye, mühendislerin elinde ki kozları arttırmaya başlamışlardı. İmalat hataları arttı. Müşteri şikayetleri arttı. İşverenler, çok iyi kar ettiğini düşünmeye başladığı anda zarara uğramaya ve ellerinde ki deneyimli elemanların işlerine son vererek ne kadar yanlış bir hamle yaptığının farkına varmaya başladı. Ancak yıkım yapıldıktan ve insanlar küstürüldükten sonra tekrar geri adım atmak mümkün olmadı. Çoğu deneyimli arkadaşımız kendi işlerini kurmuşlardı bile.

Bu konuda izlenen yanlış politikalar sonucu yerlerine yeni eleman yetiştirilemeyen bir sektör haline getirilmiş olan teknik ressamlık mesleği şu an için halen olması gereken yerde değil. Umarım bundan sonra eğitim ve ekonomik politikalarda izlenen yollar ve çıkarılan kanunlar ile üretime doğrudan katkısı olacak olan yeni nesiller yetiştirilmesi ve bu mesleğin yeniden hak ettiği yere getirilmesi adına doğru adımlar atılır. Çünkü proje olmadan hiçbir imalat ve üretimin yapılamayacağı, göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

Her şeyin gönlünüzce olmasını dilerim


Paylaştığım program dosyasının adı AutoCadLSP_1.zip

Bloğumdan, abone olmak şartı ile indirip kullanabilirsiniz.

41 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Gerçek Profesyonellik

05-01-2021 Günümüz iş dünyasında, artık ciddi anlamda küreselleşmiş kapitalizmin etkisi altında kalmış çoğu iş yerinde işçi ve işveren ilişkilerinin sürekli bir değişim içine girdiğini görüyoruz. Gitt

Merhaba güzel insanlar

Nihayet sizlerle buluşma fırsatı bulabildiğim için çok mutluyum. Bundan sonra her hafta sizlerle buluşmaya, elimden geldiğince sizlerle bir şeyler paylaşmaya çalışacağım. Ülkemizde auto-cad 90'lı yıll